Ya Şimdi Ya Hiç

Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde bir karınca ve bir çekirge yaşarmış. Karınca yaz boyunca yiyecek toplarmış ama çekirge sürekli gitarını çalar, yan gelip yatarmış. Karınca her ne kadar ona yiyecek toplaması gerektiğini yoksa kışın soğuktan öleceğini söylese de çekirge onun bu söyledikleriyle dalga geçer, ona hiç kulak asmazmış. Kış gelmiş çatmış. Dereceler sıfırın altına düşmüş. Kar ve yağmur yağışları artmış. Herkes yuvalarına çekilip kış için topladığı yiyeceklerden yerken çekirgenin ne gidecek bir yuvası varmış, ne de yiyecek bir yemeği. Soğuktan neredeyse ölmek üzereyken her ne kadar istemese de çareyi alay ettiği karıncadan yardım istemekte bulmuş. Karınca çekirgenin halini görünce, onu evine almış. Çekirge, karıncanın evinde ısınmış ve bir şeyler yemiş. Karıncanın kendisine söylediği şeylerin önemini geç anlamanın pişmanlığını yaşamış.

  Bu hikayeyi eminim hepimiz duymuşuzdur. Bu sıradan bir çocuk hikayesidir ama önemli bir ders de verir.

    “Bir çocuk hikayesi nasıl bir ders verebilir?” derseniz hikayeyi özet geçelim; Çekirge, tüm yazı boş geçiriyor. Karınca ona yiyecek bir şeyler toplamasını söylese bile boş durmaya devam ediyor ama hikayenin sonunda karıncayı dinlememesinin cezasını çekiyor.

  Gerçek hayattan örnek verecek olursak; Diyelim ki gelecek ay önemli bir sınavımız var ama biz “Daha bir ayım var, sonra çalışırım.” der ve tüm ayı boş oturarak geçirirsek, sınava bir hafta kala yaşayacağımız pişmanlık bir şeyi değiştirmeyecektir.

  Başka bir örnek; Evden zamanında çıkmadığımız için otobüsü kaçırdık ve önemli bir toplantıya geç kaldık. Bu durumda “Suç otobüste! Beni beklemeden kalktı!” diyemeyiz çünkü evden zamanında çıkmadık.

  Bu her zaman böyledir. Biz insanlar yapacağımız işleri hep erteleriz. Biz erteledikçe, o şey bize rahatsızlık vermeye başlar ve bizi strese sokar. Her seferinde işimizi zamanında yapmadığımız için pişman olsak da, bunu yapmaya devam ederiz. Bu sadece sorumluluk olarak da düşünülmemelidir çünkü hayat sadece sorumluluklardan ibaret değil. Bir hobi, bir hayal, bir hedef ya da ölmeden önce yapılacaklar listenizde olan bir şey de olabilir. Spora mı başlamak istiyorsunuz? Başlayın. Resim kursuna mı gitmek istiyorsunuz? Gidin. Seyahate mi çıkmak istiyorsunuz? Çıkın.

  Biz bir şeyleri ertelerken zaman durmuyor. Akrep ve yelkovan hareket etmeye devam ediyor. Saniyeler, dakikalar, saatler, günler, aylar hatta belki de yıllar geçiyor. İşte bu yüzden yapmak istediklerinizi ve yapmanız gerekenleri pişman olmadan önce yapın.

  Çünkü hayat yaz ayı gibi kısa ve bizim çekirge gibi pişmanlık yaşayacak zamanımız yok.

Süheyla Çiftçi