Kara Göğüs Germek

 Kışın, kar yağışını izlemek güzeldir ama hava soğuk ve sert olduğu için evden çıkmak zor gelir. Karda yürümeyi çok istemeyiz ve olabildiğince soğuktan kaçarız. Kimimiz karın varlığını yok saymak ister, kimimiz ise evdeki ısıtıcıları açar, dışarıya çıkmaktan kaçınır. Ama dışarıya çıkmaktan kaçmak sadece bize çözüm gibi gelir. Oysa biz evden çıkmasak bile, kar olduğu gibi oradadır.

  Dertlerimiz de kara benzer. İnsanlar dertlerini reddeder, onları görmezden gelirler. Dertlerimizi görmezden gelerek yaşamaya devam etmemiz, dertlerimizi yok etmez ya da çözüme ulaştırmaz. Sadece kısa bir süre için onların yok olduğunu zannederiz.

  Bazen bu dertlerle tek başına baş etmemiz, bize dert olan şeylerin nedenini öğrenmemiz ve bu dertlerden nasıl kurtulabileceğimizi düşünmemiz gerekir. Böyle zamanlarda derin bir nefes alalım, en kalın kıyafetlerinizi giyelim ve karı selamlayalım. Ondan kaçmayalım. Fark edeceğiz ki karın varlığını kabullenmek ve kara göğüs germek, kardan kaçmaktan daha iyi hissettirir.

  Bizler, kara göğüs germedikçe ve direnmedikçe karın soğuğu size her zamankinden daha sert, daha zor ve daha dayanılamaz gelecektir. Ona karşı çınar ağacı gibi olmak lazım. Önümüzde duran kar yığınına bakmak yerine ona elimizle şekil vermeliyiz.

  Kışın karla en iyi baş eden ağaç bence çınar ağacıdır, çünkü o zaman kendini gösterir. Normal zamanlarda sıradan bir ağaç gibidir ama özellikle kışın, yılbaşına yaklaşırken insanların gözde ağacı olur ve kendini belli eder. Biz insanlarda çınar ağacı gibiyizdir. Kendimizi en iyi karla baş ettiğimiz zaman gösteririz.

  Unutmayın, hepimizin hayatında bir miktar kar vardır. Önemli olan kardan kaçmak yerine, ondan kardan adam yapabilmek ve çınar ağacı gibi dik durabilmektir.

                                                                                    Süheyla Çiftçi